Atilla İlhan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Atilla İlhan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
13 Ağustos 2020 Perşembe
Surat Kargo Rezilliği
Resmen rezillik başka bir şey değil. Bir kargom var kargom da kı numarayı değişmek istedim. ilk Araıgım numara 0850 202 0202. 12.08.2020 Öğlen saatlerınde bana dedilerki şubeyi arayın tamam dedim. Verdikleri şube numarası: 0282 262 86 46 defalarca aradım müsteri hizmet yetkilisine baglanıyor telefonu açıp konuşmadan kapatıyorlar. Sanki dalga geçiyorlar. Giden Kontur felan umrumda değil ama yaptıkları resmen dalga geçmek. Tekrar 0850 ile başlayan numaralarını aradım dedimki yaptıgınız terbiyesizllik madem şubeniz cevap vermiyecek baglanmıyayım. O gün konuştuğum hanımefendi şikayet oluşturuyorum. Gereği Yapılacaktır. Kargonuz size teslim edilecektir dedi. Tamam dedim. Bügun kargo takibine bakam dedim ne göreyim kargo iade sürecinde. Tekrar 0850 li numaralarını aradım açan hanımefendi dediği laf kargonuz iade sürecinde durumu anlattım dün bir şikayet oluşturulmuştu ne oldu ona diye ve muhteşem cevap herhangi bir şekilde şikayetiniz oluşturulmamış ben oluşturuyorum. Dünku hanımefendi yapmamıssa sizin yapacagınız ne malum ??? İnsanları pek umursamıyorsunuz onu anladıkda bu ne rahatlıık arkadaş.. birde dalga geçer gibi hanımefendi evinize gelmişler ihbar bırakmışlar diyor tüm gün evdeydim. ne gelen oldu ne giden.Gittim birde kapıya saga sola baktım. Keza homeoffice çalışan bir insanım. Kısacası Süratkargo Rezillik bana göre artık tamamen.
18 Ocak 2011 Salı
Ben Sana Mecburum
Ben sana mecburum bilemezsin
adını mıh gibi aklımda tutuyorum
büyüdükçe büyüyor gözlerin
ben sana mecburum bilemezsin
içimi seninle ısıtıyorum
ağaclar sonbahara hazırlanıyor
bu şehir o eski Istanbul mudur
karanlıkta bulutlar parçalanıyor
sokak lambaları birden yanıyor
kaldırımlarda yağmur kokusu
ben sana mecburum sen yoksun
sevmek kimi zaman rezilce korkuludur
insan bir akşamüstü ansızın yorulur
tutsak ustura ağzında yaşamaktan
kimi zaman ellerini kırar tutkusu
birkaç hayat çıkarır yaşamasından
hangi kapıyı çalsa kimi zaman
arkasında yalnızlığın hınzır uğultusu
Fatih'te yoksul bir gramofon çalıyor
eski zamanlardan bir cuma çalıyor
durup köşe başında deliksiz dinlesem
sana kullanılmamış bir gök getirsem
haftalar ellerimde ufalanıyor
ne yapsam ne tutsam nereye gitsem
ben sana mecburum sen yoksun
belki Haziran'da mavi benekli çocuksun
ah seni bilmiyor kimseler bilmiyor
bir şileb sızıyor ıssız gözlerinden
belki Yesilköy'de uçağa biniyorsun
bütün ıslanmışsın tüylerin ürperiyor
belki korsun kırılmışsın telaş içindesin
kötü rüzgar saçlarını götürüyor
ne vakit bir yaşamak düşünsem
bu kurtlar sofrasında belki zor
ayıpsız fakat ellerimizi kirletmeden
ne vakit bir yaşamak düşünsem
sus deyip adınla başlıyorum
içimsıra kımıldıyor gizli denizlerin
hayır başka türlü olmayacak
ben sana mecburum bilemezsin.
Atilla İlhan
Kaydol:
Yorumlar (Atom)

